HAKAN GÖKSEL
HAKAN GÖKSEL
14 Kasım 2017 Salı 13:42
Beşiktaş'ın Efsaneleşen Kartalı: Baba Hakkı
banner44

Hakkı Yeten’nin çocukluğu, aile yaşamı, okul yılları ve meşin yuvarlakla tanışması… Futbola düşkün olduğu kadar eğitimi de yaşamının vazgeçilmezi olarak gören Hakkı, bu koşturmaca içinde eğitimde yaşadığı sıkıntıların çözümünü girdiği Maltepe Askeri Lisesi’nde bulur. Hakkı Yeten’in azmi, askeri lisenin disiplini ile birleşir. Bu disiplinli yaşamı spora da uygular ve başarılı da olur.

Bu başarılı öğrenciyi/futbolcuyu Beşiktaş idare heyetinde yer alan Fehmi Erok, ilk kez iki askeri lise arasındaki karşılaşmada görür. “Futbolcu avcısı” olarak görülen Erok, Hakkı Yeten’i Beşiktaş’a kazandırır.

Bu kazanım adeta Hakkı Yeten’in Beşiktaş’a kazandırdıklarına dönüşür. Çabalarının, ömrünü adayacak kadar bağlı olduğu Beşiktaş’la sınırlı olmadığını, Türk futbolunun gelişiminde oynadığı önemli rolü okuyunca, “BABA olmak Hakkı’nın hakkı” diyeceksiniz. 

Futbolculuğu 38 yaşında bıraksa da Beşiktaş ve futbolla ilişkisini yöneticilik ve başkanlıkla sürdürmüş, ölümüne kadar (1989) Beşiktaş’ın ihtiyaç duyduğu her dönem de takımın yanında yer almıştır.
Rıdvan Akar ve Sevecen Tunç dönemin yayınlarından, spor basınından yaptıkları arşiv taramasıyla dünden bugüne Beşiktaş tarihini de okuyucuya sunmuş. Bu tarihi döneme eşlik eden fotoğraflara, anlatılara ve dönemin tanıklarıyla yapılan röportajlara yer veren kitap, Hakkım Yeten’in şahsında Türk futbolunun bir panoramasını da sunmuş.

Arka Kapak:

Beşiktaş takımının bir bora gibi karşı kaleyi allak bullak ederek sarstığı önemli bir maçta, Hakkı bütün oyuncuları ardına takmış, sürüklüyordu. O da ne? Hakkı yere düşüyor... Bu, o güne kadar görülmüş bir olay değildi. Hakkı’nın dizi sıyrılmış ve kan akıyor. Tentürdiyot sürmek ve yarayı bağlamak için eğilenlerin gördüğü şey ise hayret vericiydi! Görülen o ki, Hakkı’nın kanı “kırmızı” değildi. Bu şaşılacak bir durumdu, Hakkı’nın kanı “siyah-beyaz” akıyordu. 

Hakkı Yeten önce futbolcusu, sonra kaptanı, başkanı hatta ilk onursal başkanı olduğu Beşiktaş’ın aynı zamanda kurumsal kimliğinin de mimarlarından biriydi.
Rıdvan Akar ve Sevecen Tunç’un bir belgesel tadında kitaba aktardığı Baba Hakkı efsanesini okurken, onun sadece Beşiktaş camiasına değil, Türk futboluna kattıklarını da yeniden hatırlayacağız… 
Baba Hakkı ile ilgili efsanelerden sadece biri olarak yukarıda anlatılan hikâyeye dönecek olursak; kan hiç siyah-beyaz akar mı? Gözün gördüğü bir çift renk, kulağın duyduğu tek bir ad ise kan da siyah-beyaz akabiliyor işte…

Rıdvan Akar – Sevecen Tunç, Baba Hakkı İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 2017
Sayfa Sayısı: 256
 

Dosya Haber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.