HAKAN GÖKSEL
HAKAN GÖKSEL
10 Mayıs 2017 Çarşamba 03:00
Oruç nedir, neden tutulur? Oruç fidyesi nedir?
banner44

Oruç İslamiyet’in beş şartından birisidir. Günün ağarmasıyla beraber akşam ezanın okunmasına kadar geçen sürede herhangi bir şey yemeden, içmeden ve her türlü kötülükten sakınmak diye kısaca tanımlanabilir. Oruç Ramazan ayında tutulur ve oruçla ilgili ayetlerin tamamı Bakara suresinde yer almaktadır.

ORUÇ KİMLERE FARZDIR

Oruçta iki öğün vardır. Oruç tutan kişilerin imsak vaktinden önce yedikleri yemeğe sahur, akşam ezanının okunması ve güneşin batmasıyla yenen yemeğe de, iftar adı verilir. Oruç Müslüman olan ve ergenlik çağına eren, aklı başında ve sağlıklı kadın ve erkekler için farzdır. Yolculuğa çıkan ve geçici hastalıklar geçiren kişiler içinde oruç farz olmakla beraber, yolculuk ve hastalık haliyle Ramazan ayında oruç tutamayanlar daha sonra oruçlarını tutabilirler.

ORUÇ TUTMANIN TEMEL ŞARTLARI VE NİYET

Oruç tutmak için yerine getirilmesi gereken şartlar vardır. Bunların başında niyet etmek gelir. Sahur yemeğinden sonra imsak vaktinin girmesinden başlayarak güneşin batışına kadar orucu bozan şeylerden uzak durmak orucun şartıdır.  Oruç için öncelikli şart olan niyet ise; “ niyet ettim Allah rızası için ramazan orucunu tutmaya” şeklinde edilir. Fakat bu veya benzer cümleleri kurmak şart değildir. Oruç tutmayı zihinden geçirmek ya da sahura kalkmakta niyet sayılır.

KEFFARET VE KAZA ORUCU

Ramazan ayında niyet edilip başlanan bir oruç iftar vakti gelmeden açılırsa, bu oruç için kefaret orucu tutulması gerekir. Bozulan bir günlük ramazan orucunun kefareti o bir gün yerine altmış gün oruç tutmaktır. Kaza orucu ise; yolculuk, hastalık gibi nedenlerle tutulamayan ramazan orucu yerine aynı sayıda oruç tutmaktır.

Oruç fidyesi nedir?

Oruç Fidyesi, hastalık veya başka bir kusur nedeniyle oruç tutamayan kişilerin, tutmadıkları gün yerine ödedikleri dini mali yükümlülüktür.

İhtiyarlık ve iyileşme ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan ve daha sonra da kaza etmesi mümkün olmayan kimse, oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder. Kur’an-ı Kerim’de, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder." (Bakara, 2/184) buyurulmaktadır.

Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır. Sadaka-i fıtır ise bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır. Fidye vermek durumunda olan fakat buna maddi imkanı el vermeyen kimse Allah’tan af diler. Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta ya da yaşlılar, kısa günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza etmeleri gerekir. Bu durumda olan kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır.

Diyanet'in belirlediği 2016 yılı fidye miktarı 15 TL dir. Geçen yıl bu mıktar 11.50 TL olarak belirlenmişti.

Dosya Haber

Son Güncelleme: 13.05.2017 01:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.