HAKAN GÖKSEL
HAKAN GÖKSEL
23 Mayıs 2017 Salı 03:51
Trakonya Balığı nedir?
banner44

Trakonyalar veya genel olarak adlandırılan çarpan balıkları, ülkemizin en zehirli balık grubunu oluşturur. Kumlu çamurlu zeminlerde kendilerini zemine gömerek yaşarlar. Kıyılarımızda genel olarak 12- 25 cm. boyda olanları yoğunlukla görülmekle birlikte dünyada yakalanan en büyük Trakonya 53 cm ile karasularımızda ele geçirilmiştir

Birinci sırt yüzgecinin 1-2-ve 3. dikeni ile solungaç kapağının ucundaki dikenler ( Yüzgeç dikeni ) zehirlidir. Özellikle solungaç kapağının zehiri diğerine oranla 10 kat daha güçlüdür. En hafif dokunma bile bu balıkların kurbanlarını sokmaları için yeterlidir. Yapılan bir araştırmaysa, zehirlerinin 0,0004 ml'sinin 250 fareyi öldürebilecek güçte olduğunu ortaya koymuştur.

En sığ sahillerden 150 metre derinliğe kadar dağılım gösterirler. Genel olarak yazın sığ yerlere, kışınsa derinlere çekilirler. Sahillere yaklaştıkları dönem, deniz faaliyetlerinin yoğun olduğu yaz dönemine rastladığından yüzücüler, dalıcılar ve balıkçılar için tehlike yaratırlar.

Trakonya sokması sonrası kişinin duyarlılığına bağı olarak, bulantı, kusma, adale seğirmesi, solunum zorluğu, kalp durması şok ve koma gibi çok ciddi olaylar olabilmektedir. İğnenin batması durumda, yara amonyak ile yıkanmalı ve zehrin yapısını bozabilmek için olabildiğince sıcak suya sokulmalıdır. 

Yara kanıyorsa yara hafifçe açılabilir bıçakla yani çizik atılır diken var ise çıkarılır (elle değil), trakonya nın zehri ısıya dayanıklı olmayan proteinlerden oluşur bu yüzden 40-45 derecelik suya sokarsanız proteinler bozulur böylece zararı en aza indirgersiniz. 

TRAKONYA SOKMASINDA İLK MÜDAHALE NASIL YAPILIR?

1)Elinize batma anından itibaren ne olduğunu 3-5 saniye içerisinde anlarsınız. Bu sürenin sonunda elinizde ciddi bir acı ve yanma hissi olmayabilir, bu durum zehirli olmayan bir iğnenin saplanmış olduğunu göstermez. Yapılacak müdahalenin sağlığınıza bir zararı yoktur ama yapılmayacak olanın kesinlikle vardır. Muhtemelen o sürenin sonunda, o iğne batması acısının sonunda soku bölgesinde giderek yayılan bir acı ve yanma hissi oluşmaya başlar. Sakın ama sakın hemen parmağınızdaki o delikten kan sağmaya, hele hele ağzınız ile emmeye kalkışmayın. Elinizi derhal deniz suyuna sokup şiddetli biçimde sallayın, çırpın. 

2)Hiç vakit kaybetmeden el yordamı ile mümkün olduğunca soku deliğinden kan sağınız, soku noktasını yarım cm kadar kesmek ve kan akışını hızlandırmak her ne kadar faydalı ise de, muhtemelen elinizin altında steril bir kesici alet olmayacaktır. Şayet var ise hafifçe kesmeniz yeterlidir. 

3) Yeterince kan sağdıktan sonra yara üzerine azar azar, bir çorba kaşığı kadar amonyak dökünüz. 

4) Bir diğer en etkili yol ise dayanabileceğiniz en yüksek sıcaklığa soku bölgesini maruz bırakmaktır. Bunu yapabileceğiniz yöntemler tamamen içerisinde bulunduğunuz şartlar ile ilgilidir. Yaz vakti bir büyüteçlede yapılabilceği gibi bir teknenin egzosu yada termosunuzdaki çay dahi kullanılabilir. Bu uygulamada aminoasidin yapısı bozulacak, parçalanacak ve kanınızdaki organizmalara bağlanamayacaklardır. 

5) Yapılacak son işlem ise en yakın sağlık kuruluşuna zaman kaybetmeden başvurmak olmalıdır. Yanınızda sizi neyin soktuğunu ve yapılan ilk müdahalelerin neler olduğunu bilen bir kimseninde bulunması oldukça önemlidir. O anda aşırı allerjik bir tepkime neticesinde bilincinizi yitirmiş yada konuşamaz durumda olma ihtimaliniz vardır.

Dosya Haber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.