Pazar günkü halkoylaması milletimize hayırlar getirir inşallah. Halkoylamasının siyasi sonuçları ile ilgili herkes bir şeyler anlatacak veya yazacak. Ben başka bir hususa değinmek istiyorum. Halkoylamasının farklı bir veçhesine. Hiç akla gelemeyen ama tüm o sonuçların ortaya çıkmasında emeği olan gizli kahramanlara. Sandık kurulu üyelerine.

Eğer sandık başkanı olduysanız yapacaklarınız belli. Genelgede anlatılmış. İsterseniz biz bu süreci yavaş yavaş anlatalım.

Seçime 3 gün kala Perşembe günü sandık eğitimine katıldık. İmzamızı attık ve videoyu izlemeye başladık. Oy kullanması öncesi, oy zamanı ve sonrasında yapılacaklar güzelce anlatılıyordu. Daha sonra soru cevap fasılları oldu ve 1,5-2 saatte bitti.

Eskiden olduğu gibi bu sefer oy pusulası ve zarflar sandık başkanlarına verilmedi. Pazar günü sabahleyin alacağımız belirtildi.

Seçimden bir gün önce (cumartesi) bütün başkanlar okullarına gitti. Sandıkları almak ve oy kabinleri hazırlamak için. Oy kabinlerini okulun deposundan aldık. Kendimiz taşıdık ve kurduk. Örtülerini örtüp sıraları ayarladık. Bu işi herkes kendi başlarına yaptı. Kabinleri ve sandığı sınıfta bırakıp evimize geldik. Tüm bu işler depodan alma, taşıma, oy kabinleri kurma, sınıfı hazırlama sizin pratikliğinize, tecrübenize ve yardım alıp almamanıza göre 1-2 saatte bitiyor.

Oy kabinleri de hazırlandıktan sonra esas mesele Pazar günü başlıyor. Pazar günü sabah 06:30’da okula gelip oy pusulası ve zarfları almamız söylendi, mesaj atıldı. Bu arada YSK’dan seçim günü sandık kurulu başkanlara alınan kararlarla ilgili mesajlar ve uyarılar geliyordu.

Neyse sabah 6’da kalkıp 6:30’da evden çıktım. Yürüyerek okula geldim ve okul sorumlusundan seçimle ilgili evrakları içeren mühürlü seçim çuvalını teslim aldım. Her şeyi eksiksiz olarak teslim aldığımızı belirten evrakı imzaladık ama seçim çuvalının içine bakamadık. Çünkü seçim çuvalını sandık kurulu teşekkül ettiğinde (en erken 07:00’de) açabilirdik. Ancak çuvalda eksik olursa tamamlayacaklarını beyan ettiler.

Sınıfa geldiğimde iki partili bayan vardı. AK Parti ile MHP’li hanımlar. Saat 6’dan beri burada olduklarını belirttiler. 7’ye doğru CHP’li üye geldi. Onun da gelmesi ile başkan hariç en az üç kişiden teşekkül etmesi gereken sandık kurulumuz oluştu. Diğer memur üyemiz ise okulu karıştırdığını söyleyerek 8’e doğru geldi.

07’de tutanakla teslim aldıklarımızla çuvaldan çıkanların doğru olup olmadığını eksik bir şey bulunup bulunmadığını kontrol ettik. Çok şükür eksik yoktu. Sonra yeminimizi ettik.

Neler vardı peki çuvalda. Zarf, oy pusulası, 2 adet tercih mührü, ıstampa, mürekkep, mühür mumu, 2 adet tükenmez kalem, sandık kurulu mührü, tutanaklar, evraklar, tutanak defteri, ip vs.

Hemen iş bölümü yapmaya başladık. Bir üyemiz okul girişinden itibaren sandığın olduğu sınıfa ulaşana kadar “…… nolu sandığa gider” etiketini yapıştırmaya başladı. Sandığın üstüne “… nolu sandık” ve “halkoylaması” yazan ibareleri yapıştırdık. Bant çuvaldan çıkmadı ve o hengâmede bant bulmakta sıkıntılı idi. Neyse çok şükür hallettik.

Oy kabinlerine asılması gerekenleri astık. Istampaya mürekkep döküp çekmesini bekledik.

Bir üyemize zarfları saymasını söyledim. Diğer üyemizi ise oy pusulalarını saymaya başladı. Daha sonra bu zarf ve pusulaları başkalarına da saydırdım ki birisi hata yaparsa diğeri fark etsin. Ve eksik saydıklarını fark ettim zarfları ve oy pusulalarını. Neyse ki ikinci defa saydırmışız.

Ama zamanda bir yandan ilerliyordu. Saatler 07:30’u geçmişti. Şeffaf olan sandığımızı mühürlememiz gerekiyordu. Önce kâğıtlı iple sandığın ağzını bağladık. Daha sonra mühür mumunu çakmakla erittik. Sandık kurulu mührümüzü ıstampaya batırıp suya değdirip erimiş mumun üstüne bastırdık. Ve sandığımız mühürlenmiş oldu.

Bu aşamadan sonra zarfların mühürlenmesine geçtik. Zarflara itina ile arkadaşlar mühür basıyordu. Çünkü diğer zarfa mührün izinin geçmemesi lazımdı. Tek tek basıyordu birisi. Diğeri ise onları kuruması için sıranın üzerine koyuyordu. Kuruduktan sonra toplayıp sıranın üzerine hazır şekilde koyuyorduk. Zarfların yarısı mühürlenmişti ki (bu sayı yaklaşık 200 ediyor) sınıfın önünde oy kullanmak için gelen vatandaşları gördük. Saat 8’e 10 vardı. Hemen 50 adet oy pusulasının mühürlenmesi söyledim. Onlar 8’e kadar mühürlendikten sonra geri kalan zarflar ile diğer oy pusulaların mühürlenmesine devam edildi. Çok şükür 50 adet oy pusulası bitmeden zarflarımız ve diğer oy pusulalarımızın tamamı mühürlenmişti. Herhalde 08:30 gibi tüm mühürleme işi bitmişti.

Saat 8 olduğunda oy verme işleminin başladığını duyurarak oy verme işlemini başlattık. İki üyemiz, gelen seçmenin seçmen bilgi kâğıdından sıra numarasına bakıp seçmen imza listesinden yerini buluyordu. Daha sonra seçmen listesindeki bilgiler ile TC kimlik numaralı belgesini inceleyip bilgilerin eşleşmesi halinde diğer arkadaşımıza gönderiyordu. O üyemizde 1 adet zarf, 1 adet oy pusulası ve tercih mührünü verip kabine geçmesini söylüyordu. Üyelerimiz, cep telefonlarını ve varsa çantalarını bırakmalarını istiyordu. Ve yapılması gereken diğer uyarıları yapıyordu. Seçmenler oy kabininden çıktıktan sonra oyunu sandığa atıp imzalıyor ve gidiyordu.

Oy verme esnasında çok aşırı izdiham olmadı. En fazla 5-6 kişilik kalabalık oldu. Zaten oyunu atan hemen gitti. Genelde sakin, hızlı, akıcıydı. Köprü trafiği gibi yoğun ama akıcı.

Katılım, öğleye doğru % 50 seviyesinde idi. 15’te % 75’leri gördük. Sandıklar kapandığında ise bizim sandıkta % 92 oranına ulaşmıştık.

Sıkıntılı bir durum çıkmadı çok şükür. Artık imza kartonu da vermişler. Seçmenin imzalayacağı yeri karton içinde bırakıyor ve başkasının yerine imza atmasını engelliyor.

Tabi ilginçlikler yaşamadık değil. Bir vatandaşımız oy kabinine girip hemen tercih mührünü bastıktan sonra çıktı ve yanlış bastım bir tane daha oy pusulası alabilir miyim dedi. Biz veremeyeceğimizi söyledik. Bu sefer oy kabinine tekrar girip çıktı ve zarfı sandığa atıp imzalayıp gitti.

Bazı vatandaşlarımız oylarını evlatlarına kullandırıyordu. Bir çocuk önce babasının oyunu “Nusret” gibi attı. Daha sonra annesinin oyunu da “Nusret” gibi atarken annesi onun fotoğrafını çekti. Diğer anne babası ile gelen çocukların da çoğunluğu da (% 50’sinden fazlası) oyları kendileri attı.

Sabah erken gelenler oy kullanıp kahvaltıya gidecekler gibiydi. Giyim kuşamlarından onu anladım. Açıkçası bir ara ne işim var burada. Bende dışarda olsaydım da biraz gezse idim, demedim değil.

Sandık kurulu üyeleri olarak bizlerde oyumuzu kullandık. İlçe seçim kurulu sandık kurulu üyelerinin, üye oldukları sandıkta oy kullanabilmeleri için ek-142 nolu evrakı seçim torbasına koyuyor. Ayrıca seçmen listesinin sonunda da kurul üyelerinin adı çıkıyor. Bizler o sayede oy kullanıyoruz. Ayrıca gerçekten üye olduğumuz sandık kurullarının seçmen listesi çizelgesinde imza yerinde de “…. Nolu sandıkta görevli” gibi bir yazı çıkarak mükerrer oy kullanımı engelleniyor.

16’yı geçtikten sonra sandık kurulu üyelerinin alacakları ücretle ilgili çalışma tutanağını doldurduk. Herkes yavaş yavaş hazırlanmaya başlıyordu. Üyeler ihtiyaçlarını gidermeye başladılar. 16:50’den sonra boş zarf ve oy pusulaları ile oy kullanan seçmen sayısını sayıp hazırlığımızı yapmaya başladık. Daha sonra 2-3 dakika kala sandık kurulumuzun bulunduğu tarafı L biçiminde sıralarla kapamaya başladık. Maksat gelen müşahitlerin sandık kurulunun işleyişine engel olmadan izlemelerini sağlamaktı. Parti müşahitleri ve vatandaşlar bizim L’nin dışındaki alanda sınıfın içinde sıralara oturarak sayımı takip ettiler.

Saat 5 olunca oylamanın bittiğini ilan ederek kapının önündeki sandık seçmen listesini aldık. Tercih mühürlerini alıp paketlerine koyduk. Oturma düzenimizi tamamladık. Ve masaların üzerinde bir şey bırakmadan çalışmaya başladık.

Boş zarf ve oy pusulalarını herkesin önünde bir daha saydıktan sonra onları mühürledik. Boş zarf ve oy pusulalarını boş olduğunu gösterdiğimiz çuvalımızın içine koyup 1. Boğum yapıp mühürledik. Mühürleme işi aynı sandığı mühürlediğimiz gibiydi.

Daha sonra bir arkadaşımız seçmen listesindeki imzaları saydı. Daha doğrusu imzalanmamış yerler ile başka yerde oy kullanacakların sayısını saydı. Sonra birde ben saydım ve tamam olunca tüm bunları tutanak defterinde yerlerine yazdık. Sabahleyin aldığımız boş zarf ve oy pusulaları ile akşamleyin elde kalan boş zarf ve oy pusulaları arasındaki fark ile imza sayısı birbirini tutuyordu.

Tüm bunların tespitinden sonra sıra esas meseleye geliyordu. Oyların sayımı.

Önce sandık mührünü söktük. Zarfları sandıktan çıkartıp masanın üzerine koyduk. Bir arkadaşımız zarfları tek tek sayıp sandığa attı. Bu işlem biraz uzun sürüyor. 380’lerden fazla zarfın sesli olarak tek tek sayılıp sandığın içine atılması baya yorucu oluyor. İkinci defa aynı şekilde saydıracaktım ki arkadaşların hepsi “başkanım böyle saymayalım yorulduk” dediler. 50’li paket halinde saydık. İlk ulaştığımız sayı ile ikinci sayımdaki sayı aynı idi ve imza sayısı ile de aynıydı. Bunun üzerine bunları tutanak defterine geçirip sayıma başladık.

Ama sayımdan önce zarfların geçerliliğini kontrol ettik. Geçersiz zarfa rastlamadık.

Sayım için iki üyemize sayım cetveli verdik. Üzerlerinde birden 500’lere kadar rakam var. Evet ve Hayır tarafları var. Mesela ben zarfı açıp evet/hayır diyorsam onlar o taraftaki rakamın üzerine çizgi atıyorlar. Sonra bir başka zarfı açıp evet/hayır diyorsam sonraki rakamı işaretliyorlar.

Bir arkadaşımız zarfı açıp bana veriyordu. Ben zarfın içine bakıp oy pusulasını alıyordum. Ve kurul üyeleri ile müşahitlere gösterip sonucu söylüyordum. Ayrıca oyların geçersizliğine sebebiyet verecek bir şey olup olmadığını kontrol etmek için zarfların içine de bakıyordum.

Rakamlar arasında mutabakat var mı diye arada bir sayıları soruyordum? Onları doğru yazıyorlarmış. Sıkıntı çıkmadı. Boş zarf ile geçersiz çıkan oylara ait zarfları ayırdım. En sonunda az oy olan tarafın oylarını tekrar elle sayıp geçersiz oyları ve diğer tarafın oylarını da ekleyip imza sayısına ulaştık. Hamdolsun. Eşitliği sağlayınca tutanak defterine yazmaya başladık. Karar tutanağı da doldurduk. Bir tane doldurduktan sonra partililer ister diye karar tutanağından fazla fazla üyelerimize doldurttuk. Hangi parti alıyorsa parti ismi, alan şahsın ismi ve imzası ile bir adet teslim ettik. Tutanak defterine kaydettik.

Tüm bunlardan sonra artık toparlanma vakti gelmişti. Önce boş zarfları çuvala koyduk. Sonrasında geçerli oyları ve geçersiz oyları ayrı ayrı bağladık. Çuvalın içine koyduk. Daha sonra tutanaklarımızı imzaladık, mühürledik. Tutanak defterini imzaladık mühürledik. Karar tutanaklarından isteyenlere verdik, imzalarını aldık. Tüm bunları ve diğer tüm evrak ve gereçleri sarı büyük zarfın içine koyup çuvalımızı mühürledik. Çuvalın dışında sadece sandık kurulu mührü, ıstampa ve mühür mumu kaldı. Onları da bir poşete koyup cebime koydum. Artık bitmişti. Saat 19:00’da sandığımızdaki sayım neticelenmişti. Ve sonuçlar YSK’dan önce tüm partilere ulaşmıştı.

Sonrasında oyların teslimi için arkadaşlarla aşağı indim. Oyları kendi kafanıza göre götürmüyorsunuz. Okulun girişinde emniyet kuvvetlerimiz var. Onların nezaretinde teslim yerlerine götürülüyor. Saat 7’den 8’e kadar okul girişinde içerde bizi beklettiler. Çünkü oy sayımı bitmeyen sandıklar varmış. Ve hep beraber gitmemiz gerekiyormuş. Bekledik durduk. Herkes sonuçlar üzerine yorumlar da bulunuyordu. Açıkçası ben, biran önce gidip ayaklarımı uzatmak istiyordum. Bizim de kendi kanaatimiz olmasına rağmen onu düşünemiyordum bile.

Akşam 8’e doğru hareketlenme başladı. Otobüs okulun önüne girememişti. Hemen okulun dışında idi. Bina ile otobüs arasında 50 metre falan vardı. Önce tüm sandık başkanlarını alacağız dediler ve bizleri sandık numarasına göre sıraya dizdiler. Tek sıra halinde polislerin nezaretinde otobüsün önüne kadar geldik. Binerken tekrar numara sırası ile başkanları aldılar. Çuvallar bizdeydi. Başkanlar bindikten sonra, başkanla beraber teslime gelecek üyeler bindi. Yaklaşık 5’ten beri ilk defa oturacak yer bulmuştum. En azından gidene kadar oturdum. Ve hayatımda ki en hızlı otobüs yolculuğu idi. Duraklarda durmuyorduk. Otobüsün her kapısının önünde bir polis vardı ve bizle beraber geliyordu. Arkamızdan polis arabası var mıydı yok muydu bilemiyorum. Göremedim çünkü.

Çok şükür teslim için geldik. Bir aşamayı bitirip diğer bir aşamaya gelmiştik.

Önce üyeler indi, başkanlar çuvallarla beraber otobüste bekledi. Polisler dışarıda düzeni ve tertibatı alınca sırayla bizleri indirmeye başladılar. Yeni bir kalabalık, cümbüş bizi bekliyordu. İndikten sonra 20 metre yürüyüp binaya girdik. Oradan sağa dönüp merdivenlerden üst kata çıkmamız söylendi. Tam merdivenlerden üste çıkıyorduk ki merdivenlerin ortasında durduk. İlerleyemiyorduk. Kalabalık fenaydı. 20:20 ile 20:30 arası idi. Bekledik, arada bir ilerledik. Kaynak yapanlar oldu. Hanımlara öncelik verenler oldu. “Hanımlara öncelik vermeyelim” diyenler oldu. “Abi adım atmıyorum, ittirmelerle gidiyorum” diyenler oldu. Neyse ki polis kardeşin önüne geldik. Polis kardeş oradan içeri 3-5 kişi alıyordu. Tabi girince ayrı bir kuyruğa giriyordunuz.

21’e 5-10 kala içeri girdim. Memur kardeşe sandık numaramı söyleyip içerdeki son kuyruğumuza girdik. 30-40 metre bir kuyruk vardı yine. Ama daha düzenli bir kuyrukta. Yavaş yavaş teslim yerine geldik. Artık son düzlükte idik. Sırası gelenin çuvalındaki mühürlü ipi birisi maket bıçağı ile kesti. Sonra teslim için yetkililerin yanına gittik. Çuvalın içine koyduğumuz sarı büyük zarfı çıkardım. Alması gereken evrakları kontrol etti. Karar tutanağını vs. sonra mühürleri kalemleri, tercih mühürlerini, ıstampayı vs ayırdı. Onları bir arkadaşına verdi. O da onları tek tek koymaya başladı. Çuvalımızı bağladık ve onlara teslim ettik.

Burada kısa bir mola verip teslim yerini anlatayım. Öncelikle çuvalların üzerinde sandık numarası yazdığı için alınan seçim çuvalları sıra ile diziliyor. Ayrıca elin biraz büyüğü, üzerinde sandık numarasının yazdığı ayrı bir kese var. Onların içine de bir dahaki seçimlerde tekrar kullanılacak tercih mühürleri, ıstampa vs. gibi eşyalar konulup ayrıca sıralanıyor. Esasında işin o kısmını da orada görevli bir arkadaşımız anlatsa çok güzel olur.

Çuvalı teslimden sonra oradaki memur, çuvalı teslim ettiğimize dair teslim tutanağı ile seçim sonucunu içeren ve bizim hazırladığımız karar tutanağını bize verdi. Biz o evrakları ilçe seçim kurulu üyelerine teslim etmek üzere ilerledik ve oradaki memura verdik. Seçim kurulu kontrol ettikten sonra memur gidebilirsiniz dedi. Çuvalı açıp teslim ile savcının oradan çıkmamız 5-6 dakika sürdü.

Sabah 06’da başlayan maceramız evrakları teslim edip çıkarken 21:20’yi gösteriyordu. Eve geldiğimde 22’ye yaklaşmıştı ve 16’dan beri bir şey yememiştik.

Bu arada bu üyeler sabahtan beri ne yiyip ne içti diyenlere kısaca anlatayım. Partili üyelere kendi partilerinden yemek geliyor. Ancak memur üyeler ya cebinden yiyor ya da partili sandık kurulu üyeleri kendi partilerinden memur üyeler içinde yiyecek alıyor. Saat 11 gibi 2 topkek 1 meyve suyu getirdi bir parti. 2 saat sonra diğer parti simit getirdi. 15-16 arası ise bir parti dürüm yaptırmıştı, ayranla beraber yedik. Çayların parasını da kendi cebimizden karşıladık.

Eve geldikten sonra bir daha sandıkta görev almamak üzere karara vardım ve seçim sonuçlarını izlemeye başladım. Allah sonuçları hayırlara vesile eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Can Kan 2019-05-25 05:06:49

Tek kelime ile mukemmel anlatmissiniz. Roman tasvirleri gibi gayet ayrintili ve bilgilendiriciydi. İlk kez gorev alacak biri olarak istifade ettim. Tesekkur ederim.

Avatar
Dunya 2019-05-25 05:06:31

Tek kelime ile mukemmel anlatmissiniz. Roman tasvirleri gibi gayet ayrintili ve bilgilendiriciydi. İlk kez gorev alacak biri olarak istifade ettim. Tesekkur ederim.