Cinsel istismara maruz kalan çocukları ne bekliyor?
Röportaj: Hakan Göksel

Karaman'da bir vakfta görevli belletmenin 9-10 yıl boyunca 45'e yakın çocuğu cinsel olarak istismar etmesi kamuoyunun gündemine bomba gibi düştü. Olayın siyasi boyutu gerçekten konuşulması gerekenlerin önüne geçti. Dosya Haber, Uzman Psikolog Kübra Nur Uzun ile olayların psikolojik arka planını konuştu.

Uzman Psikolog Kübra Nur Uzun "Cinsel istismar düşüncesi bireyde nasıl oluşuyor, İstismar edilen çocukları gelecekte ne bekliyor, istismar edilen çocuklar sonrasında nasıl korunmalı ve medyanın konuyu ele alış biçimi ne kadar doğru?" gibi soruları Dosya Haber için yanıtladı.  


* Çocukları cinsel olarak istismar etme düşüncesi ya da davranışı bireyde nasıl oluşuyor? Kişi böyle bir ruh haline nasıl bürünüyor? Arkasında hangi nedenler olabilir?

Türkçeye, İngilizce ‘’paedophilia’’ kelimesinden geçen pedofili sözcüğünün kökeni Yunanca paid (çocuk) ve philia (sapma, düşkünlük) sözcüklerinden oluşur. Pedofiliyi yalnızca lanetlemek ve ya vakalar ortaya çıktıkça tepki göstermek, gelecekteki benzer durumların maalesef önüne geçmeyecektir.  Uzun vadeli planlarımız olmalı. Önleme tedbirleri burada zikredilebilir.

Çocuk istismarı dehşet verici bir sonuçtur ancak bu sonuca yol açan sebepler vardır. Lütfen bu sebepleri ortaya çıkartma gayreti, sonucu makul bulduğum manasına çekilmesin. Çocuklara yönelik hiçbir istismar biçimi kabul edilemez.

Her davranışın gerek haklı gerek haksız olsun belirli bir arka planı vardır. Bahsi geçen arka plan erken çocukluk dönemlerinde şekillenir ve bireyin gelecekti davranışlarını güdüler. Bu arka planı görüp en azından şu an çocuk yetiştirirken pedofilik bir zemin oluşturmamak adına nelere dikkat etmemiz gerektiğine parmak basabiliriz.

Pedofilinin birçok nedeni olabilir. Her bireyin hikâyesi farklıdır. Kesin şundan kaynaklanıyor demek doğru olmaz. Akademik çalışmalar incelendiğinde çocuklara cinsel istismarda bulunan bireyleri konu alan çok sayıda çalışma ve teoriye rastlanır.

Son zamanlarda biyolojik, psikolojik ve kişilerarası ilişkileri içeren birçok faktörün pedofilik eğilimin ortaya çıkmasına yol açabileceğini belirten teoriler geliştirilmiştir. Pedofiliye yol açan etkenleri biyolojik yatkınlık, sosyal ve çevresel faktörler, nörolojik faktörler olarak üç ana başlıkta toplayabiliriz.

Bunlara ek olarak travmatik anne ilişkisi de sebepleri arasına girebilir. Vampir sendromu olarak adlandırılan bir durum var aynı zamanda. Bir vampir tarafından ısırılan kişi vampir olur. Bu mantıkla istismara maruz kalan kişinin istismarcı olacağı yönünde bir iddia da söz konusudur.

Psikanalitik yaklaşıma göre ise pedofili, çocuğun cinsiyetini keşfetmesine denk gelen 3-6 yaş döneminde deneyimlediği tamamen otoerotik cinsellikte bir saplanmadır. Pedofili hastalarının yetişkin cinselliğini bilmediklerini iddia eder analitik ekol.

İstismar edilen çocuklar üzerine nasıl bir psikoloji oluşuyor? Geleceklerini ve gelişimlerini nasıl etkiliyor? İlerde bu çocuklar da hasta birer birey olarak mı toplumda yer alacak?

Taciz kurbanı çocukların genelinde travma sonrası stres bozukluğunun belirtilerini görebiliriz. Ruhsal travma, kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilerdir.

İnsan hayatında sıkıntı ve üzüntü yaratan pek çok olay olur, ancak bunların tümü ruhsal travma yaratmaz. İstismara maruz kalmış çocukların ekseriyetle suçluluk duygusu mücadele ettiklerini görürüz. Çocuk başına gelenin kendi kabahati olduğunu düşünür.

İlerleyen yaşlarda bu düşünce ve haliyle suçluluk hissi bastırılarak yerini öfkeye bırakabilir. Nitekim suçluluk hissi baş etmesi güç ve çaresizlik yaratırken, öfke zaman zaman daha kullanışlı bir duygu olabilir. Bu öfke ise kişinin günlük fonksiyonunu bozarak ona zarar verir.

Eğer cinsel kimlik gelişimi evresinde istismara maruz kalmışsa bir çocuk - ki illa cinsel kimlik gelişim evresi olması şart değil – gelecekte cinsel yönelimlerini etkileyebilmektedir. Yetişkin dönemlerinde duygusal ilişkiye girmekte zorlanabilir, vajinismus, erken boşalma, cinsel isteksizlik ve ereksiyon sorunları gibi cinsel işlev bozuklukları ile mücadele etmek durumunda kalabilirler.

Bazı taciz mağdurları ise bu travmalarını tamamen bilinçaltına bastırarak hiç hatırlamazlar. Ancak travmanın etkileri anlam veremedikleri davranışlar biçiminde bilince/gerçekliğe çıkar.

Bu çocukların toplumda hasta birer birey olarak kalmamaları ve dolayısıyla zincirleme bir travma oluşturmamaları için erken tespiti ve müdahalesi çok önemlidir.

Erken müdahale ve tespit içinse, ebeveynlerin çocuk ile güven üzerine inşa edilmiş, açık, dürüst bir ilişki kurmaları şarttır.

İstismar edilen çocukların korunması ve psikolojileri için nasıl bir yol izlenmeli?

Öncelikle istismarcısı tespit edilmeli elbette. Yalnız bunu tespit ederken çocuğun zaten travmatize olduğunu, otoriteden ve yetişkinlerden korktuğunu göz ardı etmeden uzman bir ekiple süreci yönetmek önemli.

Çünkü çocuklar bilgi vermekten korkacaklardır. Ardından istismarcıdan ve istismara maruz kaldığı ortamdan yanında güveneceği birisi olması koşuluyla uzaklaştırmak travmanın yol açacağı etkileri hafifletebilir.

Burada önemli nokta çocuğun mutlaka kendini güvende hissedeceği bir yerde ya da birisiyle olmasıdır. Diğer önemli bir husus, çocuğun ileriki yıllarında sosyal etiketlenmeye maruz kalmaması için tüm işlemlerin gizli yürütülmesi, kimlik bilgilerinin gerek medyada gerek başka mecralarda hiçbir şekilde zikredilmemesidir.

Son olarak konuşma terapisi dediğimiz psikoterapi istismar edilen çocukların psikolojik tedavileri için gereklidir. Çünkü istismara maruz kalan çocuk en çok anlaşılmaya ve ne yaşadığını anlamlandırmaya ihtiyaç duyar.

Medyanın konuyu ele alış biçimini ve ekranlarda ve sosyal medyada tartışılmasını nasıl değerlendirmek gerekir? (Yeni olayların önüne geçmek adına faydalı mı yoksa daha fazla soruna mı neden oluyor?)

Açıkçası bu konu her zaman kafamı karıştırmıştır. Bilgi edinme hakkı bir yanda dururken öte yanda medyada çıkan haberlerle yeniden yeniden travmatize olan cinsel istismar mağdurlarını düşünmeden edemiyorum.

Toplumsal boyutta ya da bireysel alanımızda cinsel istismara karşı önlem almak için ille de yaşanan vakaları görmemiz mi gerekiyor?

Bence hata burada. Bizi musibetin harekete geçirmesini beklemeden, bu gerçeğin farkında olmak gerekir. Başa gelmeden önlemlerin alınması gerekir.

Çocukları sağlıklı cinsel bilgilerle yetiştirmek gerekir. Çünkü diğer türlü saman alevi gibi gelip geçici bir konu olup belki de duyarsızlaşmamıza hizmet ediyor. Kim bilir.. 

****

hakangoksel@dosyahaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.