Dünya ekonomisi kutuplaşırken Türkiye nasıl etkilenir?
Ekonomi uzmanlarına göre 2016 yılında ekonomik kutuplaşma iyice belirginleşecek. Pekiyi Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek? Para Piyasaları Uzmanı Deniz Lenger Dosyahaber'e anlattı.​

Türkiye ekonomisi hakkında konuşmalar 2016 girdiğimizden bu yana sürekli farklılaşmaları işaret ediyor. Bu farklılaşmalar üzerinden konuşursak yatırımcı ya da yatırım yapmak isteyenler kendini korumak amaçlı ne yapmalı? 

Dediğiniz gibi 2016 yılı boyunca bir ekonomik kutuplaşma izliyoruz. Bu kutuplaşmalar sadece iki yönlü değil birçok alternatif yönde bizlere yansımakta. Bu durumu ortaya çıkaranların ağılıklı kısmı yabancı kaynaklı raporlar. Öncelikle önümüzde ki en önemli konulardan birisi siyasi gelişmeler, her gelişmekte olan piyasa gibi bizi en büyük etkileşime sokacak durum bu olmakta. 

Yabancı bankaların Türkiye raporlarına baktığımızda ilk konu her daim bir siyasi ya da politik kriz beklentisi dikkat çekiyor. 2016 yılında bu durum daha fazla konuşmalarda geçmekte. Bu beklentilerin oluşması yatırımcının Dolar kuru üzerinde ki baskı ile ilk olarak yansıyacak. Dolar kurunda ki bu baskı 2015 yılında yaşadığımız baskı ile aynı şiddette ve TCMB nin dikkat çekici dolaylı müdahaleleri ile yatırımcıya sinyal oluşturabilir. 

Yatırımcı kendini korumak amaçlı öncelikli olarak bu sinyalleri algılamalı ya da onun yerine algılayabilecek danışmanlar ile çalışmalı. Fakat yatırımcılarımız bu konuda piyasadan üstün olduğunu düşünerek hareket etmemeli. Bu durumlara dikkat ederse en düşük risklerde hareketlerini kontrollü bir şekilde karlılığa dökebilir. Danışmanlık sürecini gereksiz görenler ileride çok daha büyük sorunlarla uğraşmak zorunda kalacaklardır. 

Yine ekonomimiz hakkında konuşursak, Kriz çıkacak beklentileri ne kadar gerçekçi bir konu sizce? Nasıl bir ekonomik politika düşüncesi bulunmakta? Bu bakımdan Türk ekonomisine bakış açısı ne yöndedir? 

Ülke ekonomisinde Merkez Bankası tanımlamasına göre enflasyon en belirgin ölçek olarak kalmakta. Bu bakımdan paranın diğer para birimleri karşısında ki dengesinde dalgalanmaları bizim içinde en belirgin ekonomik bakış açısını oluşturmakta. 

Enflasyon kanadında gıda fiyatlarında ki düşüş etkisi ile gerileme yaşandığı belirtildi. Fakat alım gücü dediğimiz bir olgu var. Şuan ABD ekonomisinde başrol de olan bir durum. Bizde ise uzun sürelerden beri var olan bir konu bu. Enflasyon düşüş eğilimine devam ederse ileride daha belirgin olursa bu bir faiz indirimi habercisi olacaktır bizim için. TCMB nin oransal dengelerde bunu sağlamaya çalıştığını düşünebiliriz.

Tabi bu durumun olumlu yanı kadar olumsuz yanı da var. 

Türkiye ekonomisinde şuan yapılacak bir faiz indirimi yabancı yatırımcının yani hala bir çok ülkeden daha iyi faiz veren bir konumda olma
avantajımızı kaybederiz, halk dilinde buna sıcak para kaçtı gitti diyebiliriz. 

Ülkemizde son 10 yıldır konut sektörü lider konumda, bu güzel bir şey fakat aşırılığa doğru sürüklenerek üretim ve sanayi kanadı oldukça zayıflamaya başladı. Finans sektöründe de bu konuda bir zayıflama yakın zamanda görülebilir. 2016 da bu iki sektörde kriz çıkması engellenemez ise ileride daha kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır. Çünkü ekonominin alım gücünü en verimli şekilde güçlendiren sektörler sanayi ve finans sektörüdür. 

TCMB başkanı Erdem Başçı ilk dönemlerinde dengeleri oluşturmadı görünümünde idi. Fakat sonrasında uyguladığı ekonomi politikası ile ilgiyi ve düzeni hızlıca yerine getirmesi çok pozitif bir ortam oluşturdu. Bu bakımdan Sayın Başçı iyi bir politikacı olduğunu ortaya koydu. Fakat şimdi süreç kendisine daha büyük bir yük getirmekte. 

Ülkemizin son dönemde ABD faiz arttrımı, AB de yaşanan ekonomik kriz süreci ve tabi ki İngiltere’ nin ayrılması gibi konulardan nasıl etkilenebiliriz? Yatırımcılar için tavsiyeleriniz nelerdir? 

ABD faiz artırımının ilk şoku önem taşımakta idi. Bunu başarılı bir şekilde Dolar kurunun atlattığını beraberce gördük. ABD Merkez Bankası (FED) yeni faiz artışı için tarihleri ileriye doğru atması politikası da işimize geldi. Bu bakımdan ABD ekonomisi kanadından bir tehdit oluşacağını düşünmüyoruz. 

Avrupa Birliği ve İngiltere konusunu aynı anda ele alırsak, bu durum en hassas noktalarımızdan biri, çünkü ticaret dengemizin sarsılmadan korunması bu bölgeye bağlı olmakta. Avrupa kanadı enflasyon sorunu ile savaşırken aniden İngiltere’ nin ben ayrılıyorum demesi, diğer üye ülkelerinde kopma düşüncelerini pekiştirme korkusu bile Euro fiyatlarında krize neden oluşturabilir. 

TCMB daha önceki Euro fiyatlarında ki sert düşüş anında yaptığı dolar kuru müdahaleleri ile piyasamızda dengeyi sağlamıştı. Aynı pozisyonda kalınırsa Dolar fiyatlarında sert tırmanışlar yeniden görebiliriz. Ayrıca altın fiyatlarında da bu yansıma etkisini hissettirebilir. Bu bakımdan hem döviz hem altın yatırımları olanlar oluşabilecek fiyatlara (uzun vadeli fiyatlar) çok şaşırmasınlar. 

Hisse Senedi piyasalarında ise BİST endeksi geniş bir yatay bant izleyecek düşüncesindeyiz. Sert satışlar oluşsa da siyasi büyük bir kriz çıkmadığı sürece Endeksimiz destek görecektir. Yabancı payı hala güçlü konumda olan BİST bu durumunu koruyabilir. 

Gayrimenkul sektörü cazip görüntüsüne devam edecek. Bununla beraber hızlı fiyat artışlarında 2016 yılında azalma yaşanması dikkat çekici. Daha önceki yıllarda %5 ila %10  lara varan hızlı fiyat artışları düşüş eğiliminde. Buna karşılık yatırımcı bu durumu fiyat ucuzlaması olarak algılayıp alımlara uzun vadeli olarak devam edecektir düşüncesindeyiz. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.