İş yaşamında en üst düzey makamlara gelmiş olmak, akademik, sanatsal, sportif faaliyetlerde başarıdan başarıya koşmak sosyal hayatta ilişkilerimizi yönetmekte ya da insanlarla kurduğumuz iletişimde başarılı olduğumuz anlamına gelmemektedir.

Bu demek oluyor ki duygusal zekamız akademik başarılarımızla beslenmiyor. İş dünyasında, eğitim hayatında performans sergileyen kişiler duygusal zeka konusunu önemsemeyebiliyorlar . Duygusal zekasını aktif olarak kullanamayan insanların gerek iş performansında gerek özel hayatlarında istedikleri verimi alabileceklerini düşünmüyorum.

Nedir duygusal zekayı kullanma becerisi?

Herhangi bir olayda ortaya çıkan olumlu ya da olumsuz duygunun farkında olmak ve onu kontrol altında tutabilmektir. Duyguya kapılıp gitmeden, duygu bağımlısı olmadan onu yönetebilmektir.

Duygusal zekamızı kullanma becerisine sahip değilsek yaptığımız işin kalitesini düşürme olasılığımız oldukça yüksektir. Çünkü duygu kontrolü sağlayamamak; dikkat, odaklanma, algı, zaman yönetimi gibi temel unsurları olumsuz anlamda etkiler.

Odağımız duygulardayken yaptığımız işin önemi, amacı, safhaları gözümüzden kaçabilir. Duygu yoğunluğuna kapıldığımızda algımız da zayıflamakta ve uğraştığımız işleri algılamakta zorluk çekmekteyiz bu da elbette zamanı verimsiz kullanmamıza sebep olmaktadır.

Duygusal zaafımızı birlikte çalıştığımız insanlara yönelttiğimiz takdirde bu kaosa onları da ortak etmiş, olumsuzluğu çevreye yaymış oluruz. Bu durumda verimliliği ciddi oranda düşürerek sağlıksız ortamlar oluşmasına sebep oluruz.

Duyguları kontrol edememenin pek çok sebebi olabilir örneğin; bastırılmış duygular…

Duyguyu oluştuğu anda fark etmemek, kabul edip çözüm odaklı düşünmeden görmezden gelmek, yok saymak bir süre sonra duygunun içimizde taşlaşmasına ve olmadık bir yerde, belki de olmadık bir kişiye yansımasına sebep olmaktadır.

Pekiyi ne yaparak duygusal kontrolü ele geçiririz?

Duygularını kontrol altında tutmanın bir yolu düşünceleri kontrol etmeyi öğrenmektir. Düşüncemde var ettiğim durumlara, olaylara karşı duygusal tepkiler geliştiririm. Bu yüzden düşüncemi olumluya kanalize ederek duygu durumumu da pozitif etkileyebilirim.

Duygusal durumumla ilgili farkındalığımı yüksek tutabilirim. Kendimi izlemeliyim. Şuan ne hissediyorum? Karar alma sürecim nasıl işliyor? Koşulların
farkında mıyım yoksa duygularımın kurbanı olarak ani kararlar mı veriyorum?

Bu soruların cevabı duygunun kaynağı, gerçekliği, gerekliliğiyle ilgili düşünmemizi sağlar ki bu duygu kontrolünün önemli bir aşamasıdır. Sonraki süreçte özdenetim basamağı gelir. Özdenetim ,herhangi olumsuz bir davranışınız olduğunda sorumluluğu üstlenmektir.

Özdenetim ilkesini uygulayabilirsek olay anında dürtüsel davranmak yerine daha dengeli davranışlar sergileriz. Kendinize dürüstçe bakmak , yaşamımızda değişimi başlatmanın ilk adımıdır.

Elbette duygusal zekaya sahip olduğumuz en önemli göstergesi; empati…

Karşımızdaki kişinin isteklerini, ihtiyaçlarını, duygularını ve düşüncelerini tanımlayabilme ve anlayabilme becerisi bizi iletişimde bir adım öne taşır.

Empati düzeyi yüksek olan kişiler ilişki yönetiminde başarılı olurlar.

Duygularımızı kontrol edebilme yeteneğinin ana unsuru olan duygusal zekanın göstergelerinden biri de, duyguları tanımlama, diğerlerini anlama ve duyguları yönetme becerilerinin sonuçlarından biri de sayılabilecek sosyal becerilerdir.

Ekip ruhuyla barışık, sosyal ortama uyumlu, her yerde aranan insanlar genellikle sosyal becerileri güçlü insanlardır ve bu insanlar duygu yönetiminde çok başarılıdırlar.

Duygularını kontrol etme becerisi de tüm diğer beceriler gibi öğrenilebilir, geliştirilebilir bir beceridir.  

Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla ilgili eğitim duyurularını çokça görmekteyim.

Her konuda eğitim odaklı yaşayan ve eğitimin önemini yaşam biçimi haline getirmiş biri olarak elbette uzmanlarından bu konuyla ilgili eğitim alınmasını öneririm çünkü duygusal dengesizlikler, kişisel algılar, profesyonel olmayan davranışlara neden olan kontrolsüz duygu gelgitleri sebebiyle her alanda verimin düştüğünü deneyimliyor ve gözlemliyorum.

Duygularını yönetebilen insan tüm hayatı yönetebilir takdir edersiniz ki bu cümlenin tersi bir önerme de doğrudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.