Güllaç bir şekilde mutfağımızın en inovatif görünümlü ürünü. Bizler için geleneksel ve kanıksanmış bir lezzet olduğundan belki orjinalitesi dikkatimizden kaçıyor. Ancak dokusu, şeffaflığı ve zarafeti batılı gözüyle çok orjinal görünüyor.

Gül yaprağının formuna bir de halis gül suyunu eklediğinizde çok tatlı olmayan, hafif ve eriyen bir doku elde ediliyor. Güllaç tam anlamıyla 'hoş' bir lezzet.

"Güllü aş" yani güllaca 15yy kayıtlarında Kastamonu'da rastlıyoruz. Kastamonu'lu yufka ustası Ali Usta marifetiyle güllaç saraya ilk kez 1489’da girmiş.

Kastamonulu Ali Usta’nın, elinde kalan kuru yufkaları, saray görevlilerinin Kastamonu gezisi sırasında şekerli sütle ıslatıp ikram etmesiyle Osmanlı sarayına girmiş ve sarayın göz bebeği olmuş. 

Yufka kültürü çok daha eskilere dayanıyor Orta Asya'da. Kolay kurutulabilir ve bu sayede kolaylıkla saklanabilir ve taşınabilir bir ekmek formatı. Güllaç yufkaları nişasta, un ve su ile yapılıyor.

Hamur saclarda pişiriliyor ve hemen ardından kurutuluyor. Hepsi bu.

Güllaç mevsimindeyiz. Rolla'da da Ramazan ayı boyunca güllaç olacak ara ara. 
Güzel ve iç sıcaklığı ile dolu bir Ramazan olsun. Görüşmek dileğiyle!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.