HAKAN GÖKSEL
HAKAN GÖKSEL
25 Eylül 2017 Pazartesi 13:16
Başbakan Yıldırım: Vatandaş rahat olsun, savaşa girdiğimiz yok

Başbakan Binali Yıldırım, 5 haber kanalının canlı yayınında Kuzey Irak’taki referanduma ilişkin soruları yanıtladı.  "Vatandaş rahat olsun, savaşa girdiğimiz yok." diyen Başbakan, Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve askeri boyuttaki adımlar için çalışma yürüttüğünü belirtti. Yıldırım, İran’in Kuzey Irak’a sınırlarını kapattığını açıkladı.

Yıldırım, istifa eden Kadir Topbaş'ın yerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna kimin geleceği yönündeki soruya ise, "Yerine bir ilçe belediye başkanı gelebilir" dedi.

Yıldırım açıklamaları ve sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

"Referandum dünyanın tüm uyarılarına rağmen inatlaşmaya gidildi ve referandum yapılıyor. Bu gayrimeşrudur, sonuçları hiçbir şekilde tanınmayacaktır. Var olan kaosu, krizi ve sorunları daha da artıracaktır. Orada yaşayan Kürtleri, Arapları, bütün farklı etnik gruptaki insanların geleceğini düşünmeden oradaki bölgesel yönetimin kişisel ihtiraslarıyla alınmış karardır. Daha fazla gözyaşı kararı verilmiştir. Türkiye elini kolunu bağlayıp bekleyecek değildir.

"SICAK ÇATIŞMAYA ZEMİN HAZIRLANDI"

Kararlar üç grup altında ele alınacak. Ekonomik boyuttaki karar, siyasi-diplomatik, üçüncü güvenlik ve askeri boyut. Dün itibariyle Bağdat, bizimkine benzer bir toplantı yaptı ve karar aldılar. Başta İran ve Türkiye olmak üzere muhatabın kendileri olduğunu, ilgili ülkelerin verecekleri kararda muhatabın Bağdat olması gerektiği bilgilendirmesi yaptılar. Kriz artık zirve yaptı dönülmez noktaya geldiği için bundan sonrası hoş olmayan sürecin başlangıcı. Referandumu yapma inadı sıcak bir çatışmaya zemin hazırlamıştır. Bunun da bedeli oradaki günahsız sivil insanlara olacaktır. Irak mekezi yönetimini daha fazla doğrudan muhatap alarak kararlarımızı vereceğiz

"BAĞDAT'LA SIKI DİYALOGLA SÜRECİ YÖNETECEĞİZ"

Geç olmadan adımları atacağız, çalışma yapılıyor. Gerek hava sahası, gerek sınır kapılarının nasıl yönetileceği... Burada zorluklar var, biri sınır kapılarında peşmerge oranın yönetiminde. Irak teslim etmelerini istedi, oradaki gelişmeleri takip etmemiz lazım. Bağdat'la daha sıkı bir diyalog içinde bu süreci yürütmemiz gerekiyor.

"MEŞRU OTORİTE BAĞDAT'TIR"

Bizim hedefimiz bölgede yaşayan insanlar değil. Bizim ulusal güvenliğimize karşı tehdit olarak gördüğümüz bu referandum konusunda inat edenlerdir. Kürtlerle bunları birbirinden ayrı tutalım. Ayrımcılık hareketinin kışkırtılmasına karşıyız. 40 yıldır bunun bedelini ödüyoruz. PKK ile mücadeleyi ayrımcı, bölücü harekete karşı yapıyoruz. Sınır kapıları ve havalaanları merkezi hükümetin sevk ve idaresindedir. Petrol boru hatları da bunlara dahil. Bizim alacağımız kararlardaki meşru idare otorite Bağdat'tır, merkezi hükümettir.

"TAMPON BÖLGEYİ KONUŞMAK İÇİN ERKEN"

İşin askeri boyutu bizim aldığımız kararlara karşı biz engelleme oluşursa tabii ki biz gerekli güvenlik tedbirlerini almak zorundayız. Bunu da Irak merkezi hükümetinin koordinasyonuyla yapacağız. Türkmenlere karşı büyük bir yok etme hareketi başlatılırsı buna da duyarsız kalmamızı kimse beklemesin. Tampon bölgeyi konuşmak için erken. Tedbirlerimizi alıyoruz. Durup dururken bir maceraya girmeyiz. Ülkemizin menfaatlerine halel getirecek durum olarsa karşılığını hiç gecikmeden veririz.

"BUGÜN ARTIK HER ŞEY DEĞİŞTİ"

Bugün artık dün yok, her şey değişti. Irak'ın tamamında dış ilişkilerde merkezi hükümet tüm haklarını kullanacağını söyledi. Bu çatışma riskini beraberinde getiriyor. Ama bunun kararını verecek olan Bağdat. Her türlü eylem, kalkışma anında karşılığını görecek.

Genelkurmay Başkanımızın Tahran ziyareti var. Akabinde de Cumhurbaşkanımız gidecek. Bu krizin büyümeden çözülmesi yönünde bütün iyi niyetimizi göstereceğiz

Kerkük yönetimi anayasa bakımından bölgesey yönetime ait olmayan yerlerin oldu bittiye tabi tutulmasına karşı Irak merkezi hükümetle koordinasyon halinde çalışmaya gireceğiz. Bunu Irak'la beraber yapmamız lazım. Kerkük'teki Türkmen oranının yüzde 30'a gerilediği söyleniyor.

"BARZANİ YİNE ÇALACAĞI KAPI BİZİZ"

Barzani'nin kişisel nedenlerinden bu adımı attığını düşünüyorum. Gelecek yıllarda seçimi var. Bugüne kadar orada parlamentoyu toplayamıyor, otorite sıkıntıları var. İşler yolunda gitmezse gaz verenler hiç tanımazlar. Yine geleceği çalacağı kapı burasıdır.

Türkiye daha önce de söyledi, bizim için güney kara hudutlarımızda bir statü değişikliği yeni bir oluşum kabul edilemez. Bunu biz ulusal güvenliğimize tehdit olarak görüyoruz. Buna ilişkin her türlü müdahale hakkımızı saklı tutuyoruz. Bizim için beyan esas. ABD Başkanı, Cumhurbaşkanımıza referandumun yapılmaması gerektiğini açıkladılar. ABD'de başka yetkililer ertelensin zamanlama doğru değil... Bİzim dediğimiz hiçbir şekilde meşru değildir, yapılmamalıdır. İsrail'in kendi iç sorunları, hesapları var. Oradaki açıklamalar kuvvetli resmi bir açıklamaya dönüşmedi. Bölgede İsrail konumunu güçlendirmek için konjonktürel açıklamaları yapıyor.

"TATBİKATA IRAK'TAN ASKERİ PERSONEL KATILACAK"

Irak'tan da askeri personel ve uzman anlamında sınırdaki tatbikata katılım olacak.

"VATANDAŞ RAHAT OLSUN, SAVAŞA GİRMİYORUZ"

Vatandaş rahat olsun, savaşa girdiğimiz yok. Bunlar noktasal operasyonlardır. Biz ülkemizin güvenliğini ilgilendiren konularda sınır ötesi tedbir alıyoruz.

“BU BİR TİYATRO”

Endişe havası oluşturmayalım. Bunlar noktasal operasyonlardır. Bu bir tiyatro. Oradan farklı bir sonuç çıkacağını beklemiyoruz.

-Ana muhalefet partisinin eleştirileri oldu. kırmızı halı sermek, bayrağını asmak gibi konularla hükümeti suçladılar. Barzani konusunda iyi ilişkiler kurarak hata yapmış mıdır?

Türkiye hata yapmadı. Türkiye, Irak anayasasına konan esaslar dahilinde bir muamele yaptı. Ama bundan böyle bu muameleyi yapmayacak. Oradaki bizim yaptığımız protokol uygulamaları efendim Barzani’nin Irak’ın Kuzeyindeki bölgesel yönetimine abartılarak keyfi yaptığımız uygulamalar değil. Onlar başka ülkelerde de var olan, anayasayı esas alan bir federal federasyonun anayasadan aldığı haklar çerçevesinde meşruiyeti olan uygulamalardı. Bunları tenkit etmek günlük siyasetin işidir.

“DÜŞMANLIKLA HİÇBİR ŞEY HALLEDEMEZSİNİZ”

Biz bu insanlara pasaport da verdik, ülkemiz vatandaşı da yaptık. Yeter ki bölgede sükûnet barış olsun, terörle mücadeleye katkı sağlasın. Bunu yapmamızın neresi yanlış? Düşmanlıkla hiçbir şey halledemezsiniz.

“DAHA FAZLA BİZİM MUHATABIMIZ BUNDAN BÖYLE BAĞDAT OLACAK”

Ama yanlışta ısrar eden varsa ona da hak ettiği cevabı verecek güçte ülkeyiz. Bundan sonra şu şansını yitirdi. Artık anayasada hak ettiği tanımlanan muameleyi de göremeyecek. Daha fazla bizim muhatabımız bundan böyle Bağdat olacak.

-Muhatabımız Bağdat derken, İran ile ilişkilerin yoğunlaşacağını mı söylüyorsunuz?

Irak’ın İran içindeki faaliyetleri ayrı bir konu. Ama burada ortak bir hassasiyet var. Bu bölgedeki gelişmeler hem Irak Merkezi Hükümetini hem Türkiye’yi hem İran’ı. Burada bir hedef birliği var. Biz buna odaklanıyoruz. Diğer konuları tasvip ettiğimiz anlamına gelmez. Mezhepsel bir yayılma, nüfuz alanı oluşturma bunlar da kabul ettiğimiz şeyler değil. Bölgeye dışardan gelenlerin getirdiğini gördük. İki körfez harekatı oldu arkada ne kaldı? Binlerce ölen insan, milyarlarca dolar hasar. Bunun en büyük bedelini de biz ödüyoruz. Terör bu kaostan yararlanarak daha fazla sızmalar oluyor. Biz bu konuya mezhep açısından bakmıyoruz.

-Petrol geçiş ücretiyle ilgili ne olacak? Bu türkiye’yi zora sokar mı?

Mesele memleket meselesi olunca bunların hesabı olmaz. Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü içinde bunların adı esamesi olmaz. 300-500 milyon dolar, varsın gelmesin. Merkezi hükümet petrol nakliyesiyle ilgili bizden talep ederse bu iş yine devam eder.

-Türkiye Almanya ilişkileri gergindi. Merkel bir kez daha kazandı. Ne diyorsunuz? Siz aradınız mı?

Sayın Merkel’e bir yazılı tebrik mesajı gönderdim. Her ne kadar birinci parti oldu ama tek başına iktidar olamadı. Her seçimde milletvekili sayısı değişiyor. Geçen seçimde zannediyorum 660 civarındaydı, bu seçimde 709. Öyle bir sistemleri var onların, seçime göre değişen. Buna göre tek başına iktidar olamadı. Önceki seçime göre oy kaybetti ama birinci parti. Anladığımız kadarıyla büyük koalisyon olmayacak. Schulz açıkladı, ben katılmayacağım dedi. Geriye ne kalıyor? Jamaika koalisyonu kalıyor.

Artık onların işi. Biz bu kadar işimiz gücümüz içinde onların koalisyonuna yardımcı olamayız. Ama şunu bekliyoruz tabi. Artık seçim havası bitti, geçim havası başladı. Normale dönelim, işimize bakalım. Türkiye ile uğraşmak, Türkiye hakkında büyük büyük laflar etmenin seçime zararı da oldu. Hollanda da bunu yaptı oy kaybetti. Almanya’da bunu yaptı oy kaybetti. Kim kazandı? Irkçılar kazandı.

Bu noktada AB başta olmak üzere, AB’nin önde gelen ülkeleri Almanya, Fransa bunu atlattı. Macron çıktı, mucize oldu bundan kurtuldu. Ama Almanya gelecekle ilgili tedbir alması lazım. Almanya’nın yapacağı iş, FETÖ’cülere müsamahayı bırakacak. PKK sempatizanlarına alan açmaktan vazgeçecek. Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi için buna ihtiyaç var. Yapmazsa kendilerinin bileceği iş. Biz Almanya’nın Türkiye’nin menfaatinin de bunu gerektirdiğini söylüyoruz. 3 milyon insanımız var orada. Burada bir kayda değer davranış değişikliğine ihtiyaç var. Bu da PKK-FETÖ ile ilgili tutumu. Bu hasmane tutumdur. Buraya biraz daha detaylı yeni dönemde Merkel’in yoğunlaşması lazım. Bunun mümkün olabileceğini düşünüyoruz.

-Gülen’in iadesi, korumalarla ilgili kararlar, Zafer Çağlayan’ın tutuklanma kararı… Trump – Erdoğan görüşmesine gözler çevrilmişti. Herhangi bir haber Türk devletine ulaştı mı?

Bu konular görüşmelerde dile getirildi. Takdir edersiniz bir saatlik görüşmede, heyetler arası konuşmada bunlar çok detaylı konuşulamaz. Bunlar aktarıldı.

“AMERİKA İÇİNDE BÖYLE DEĞİŞİK AMERİKALAR VAR”

Ancak Amerika farklı bir ülke. Amerika içinde böyle değişik Amerikalar var. Karar mekanizmaları çok değişik. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Korumalarla ilgili muamele, FETÖ’ye bakış açısı, NATO müttefikliğinden doğan yapılması gereken işlerin yapılmaması. Suriye’de Türkiye’ye açıkça tehdit olan unsurlarla işbirliği gibi konular, Amerika’nın Türkiye’ye karşı bakışını yansıtıyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Duygusal hareket etmeye gerek yok.

-Sayın Topbaş istifa etti mi? ettirildi mi?

Ne demek o? Takip edemedim, ben MGK toplantısındaydım. “istifa etti” diye bir bilgi geldi. Ama orada istifa ettirildim gibi bir şey mi dedi?

“BUNUN EN GÜZEL CEVABI HERHALDE KADİR BEY’DEDİR”

İstifa tek taraflı bir iradedir. Siz bir görevdesiniz. Ben istifa ediyorum dersiniz, bitti. Bundan doğal bir şey yok. Arka planında, zihninde, ruh dünyasında ne var ne yok ben onu bilemem. Ama ben sonuca bakarım. Bunun en güzel cevabı herhalde Kadir Bey’dedir.

Kadir Bey ile konuştum. İstifaden önce de konuştum, istifa ettikten sonra da görüştük. İstifa edeceği konusunda bana bilgi verdi sadece.

-Yerine kim gelecek?

Yerine, bir arkadaş, ilçe belediye başkanlarından biri gelir muhtemelen. Bununla ilgili Pazar günü genel başkanımız, belediye başkanlarıyla geniş katılımlı bir değerlendirme yaptı. Ve bu hafta sonunda da doluyor süre. Perşembe günü 28 Eylül’de İstanbul büyükşehir belediye meclisi toplanacak ve seçim yapacak. Bir arkadaşımız görevi doldurmuş olacağız.

-2019 için pek çok yerde İstanbul büyükşehir başkanlığı için adınız geçiyor?

Şimdi koltuk boşaldı, başka biri gelip oturacak. Bizi nereye koyacaksın? Dolu koltuk yani. Bizim de burada iyi kötü işimiz var.

Dosya Haber

Son Güncelleme: 25.09.2017 13:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.