“Belli bir hedefi olmayan her hayat bir hatadır. ”

Stefan Zweig

“Hedefi olmayan bir adam dümeni olmayan bir gemi gibidir. ”

Thomas Carlyle

“Nereye gittiğinizi bilmiyorsanız ne yaptığınızın bir önemi yoktur. ” 

Leuic Caroll

Bütün bu sözler hedefin önemini ve anlamını ifade ediyor. Unutulmamalı ki başarı akla ve hakikate dayanan hedef ile gelir.

Tabii hedef plan ile anlamlı olur. Plan ile yöntembelirlenir, reformlara işaret edilir. Reformlar plan ile uyumlu olarak hayat buldu mu hedef mutlaka ve mutlaka yakalanır.

Malum ülkemiz 2023 ve 2071 hedefleri ile her alanda ilerlemeyi temel alıyor. Şu an 2023 daha önemli. Neden? 2023 daha yakın, daha anlamlı bir dönem. 2023 ideallerinin en mühim yanı kuşku yok büyüme ve ihracat rakamları ile ilgili.

İdeallerin bir bölümü şöyle:

• İlk 10 ülkeden biri olma

• Yüzde 7 büyüme

• 2 trilyon dolar milli gelir

• 25 bin dolar birey başına milli gelir

• 500 milyar dolar ihracat

• 60 milyar dolar Ar-Ge gideri

• 56 milyar dolar turizm geliri

• 46 milyon turist

Tabii 2023’te en kuvvetli 10 ülkeden biri olmak mümkün. Ama bunun için ortalama büyüme oranı yüzde 4’ü aşmalı. Bu büyüme de önemli oranda üretimden ve ihracattan gelmeli. 2023 için temenni edilen yüzde 7 büyüme oranına kuşku yok üretim ve ihracatta atılım ile varılabilir. Kuşku yok gelir ve refahta hamle ile varılabilir. Elbette büyümede tüketimin payı bir yana bırakılmamalı. Bu da gelir artışına bağlı.

Tartışmaya gerek yok, 25 bin dolar birey başına milli gelir önemli bir hedef. Sosyal, siyasal ve mali reformlar devam eder de, yüzde 4 büyüme yakalanır ise her birimizin 25 bin doları olabilir.Kuşku yok bu anlamda epey bir adım atılmalı, epey bir reform yapılmalı. Milli gelirin yanında kalkınma hedeflerine odaklanmak şart. Unutulmamalı ki gelir artışının ardından kalkınma da gelmeyebilir. Makro reformlar devam etmeli. Ülkemiz iç ve dış şoklara karşı daha dayanıklı olmalı. Bunun yanında mikro reformlara ağırlık verilmeli. Yatırımlar kolay kılınmalı, teşvikler arttırılmalı. Vergi muafiyetleri ile şirketler rahatlatılmalı. Firmalar daha kolay açılıp kapanabilmeli.

Gelir gibi refahın artışı da hayati. Dünyanın en müreffeh ülkeleri merak ediliyor. Bu merakı giderme adına satın alma gücüne göre birey başına milli gelirler ele alınabilir. Örneğin 2016 itibari ile Katar için 129 bin 726 dolardan, Kuveyt için 71 bin 263 dolardan, İrlanda için 69 bin 374 dolardan, Norveç için 69 bin 296 dolardan, İsviçre için 59 bin 375 dolardan söz ediliyor. Ülkemizinsatın alma gücüne göre milli geliri 21 bin 146 dolar. Bu rakam almamız gereken aşamaların olduğunu belirtiyor.

Öte yandan 500 milyar dolar ihracat hedefi hayal değil. Ama bunun için satışları arttırmak şart. Ama bunun için pahada ağır ürünlerin satışını arttırmak şart. Şu aşamada ihracat bölgelerimize daha çok yönelmemiz, yeni bölgelere girmemiz gerekiyor. Şüphe yok ki bu aralar 200 milyar dolar ihracat tutarını yakalamak hatta geçmek de 500 milyar dolar hedefine yürürken mutlu edecektir. 

Yani hedeflerimizi yakalamamız adına reform alanları derhal belirlenmeli. Bu anlamda adımlar atılmalı. Hedefler için reformlar olmazsa olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.