Herkesin düzenli bir hayatı vardır. Sabah kalkar, yüzünü yıkar, üstünü giyinir ve yaşadığı yerden uzaklaşır. Bazıları çalışmak için, bazıları da okula gitmek için yola koyulur. Bazı şanslılar da gezer tozarlar gün boyu. Ama günün sonunda dinlenmek için herkes evlerine döner ve ayaklarını uzatıp yarını beklerler.

Aşırı düzenli bu hayatımızda hayatımızın yarısını ailemizin evlerinde, kalan yarısını da kendi evimizde geçiririz. Ama evimizin yeri hiç değişmez. Her akşam evinize gittiğinizde balkonunuzda aynı manzarayı seyredersiniz. Hayatımızı monoton kılan bu düzenli hayatı ömrümüzün sonuna kadar sürdürürüz.

Ama düşünsenize, her sabah uyandığınızda yeni bir manzaraya karşı esniyorsunuz. Kahvenizi hazırlayıp manzaranın doya doya tadını çıkarıyorsunuz. O manzaradan sıkıldığınızda direksiyona geçip, yeni manzaralar, yeni koylar ya da farklı ülkelere sürüyorsunuz. Hatta önünüze bir harita koyup, gözlerinizi kapatıp parmağınızı bir yere koyuyorsunuz ve oraya gitmek için hiçbir engeliniz yok. Hatta orada yaşamak için bile..

Neyden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Yürüyen ev, yani bir Karavan..

Az önce bahsettiğim aşırı düzenden uzak, motivasyonu zirve birbirinden güzel günler..

Tek sınırınız deponuzdaki yakıt olan bir hayat düşünsenize.

Şu hayatta yaşamınızı sürdürmek için nelere ihtiyacınız var ki zaten. Bir yatak, bir duş, yemek hazırlayacağınız bir mutfak, kullanışlı bir masa ve son olarak bir tuvalet. Ömrümüz boyunca bunun dışındaki abartı şeylere sahip olmak için didinip duruyoruz. Senede 15 gün tatil yapabilmek için sene boyunca kendimizi bir düzene koyup sürekli çalışıyoruz.

Halbuki bu hayat bir daha sunulmayacak bizlere. Ne çocukluğumuz, ne gençliğimiz..

Bence durmayın ve yeterince birikim yaptıysanız güzel bir karavan alıp kafanız nereye esiyorsa oraya gidin. Yaşadığınızı hissedin.

Tabii karavanı belediye dağıtmıyor. Benim sözüm kendini kaptırıp, sürekli yatırım yapan, kendini dünya malına kaptıran insanlara. Ortalama 60 yıllık bir hayatınız var. Yaşayın o hayatı..

Bu haftalıkta yazımın sonuna geldim.

Ama bitirmeden önce Barkın Bayoğlu'nun yakınlarına baş sağlığı, kendisine de Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. İyi bir yorumcu ve sunucuydu. Aynı zamanda videolarını takip edip sıkılan olduğunu sanmıyorum. Yaptığı iş teklikeli olmasına rağmen bunu severek ve hissederek yapmasının yanında, bir gün öleceksem motor üzerinde ölmeyi tercih ederim diyen bir adamdı. İnandığı bir hayat sürdürdü ve yaşamının bir anlamı vardı. Bütün bildiklerini aktaran, egosuz bir
kişilikti. Gidişi herkesi etkiledi..

Kendinize iyi davranın..
Haftaya görüşmek üzere..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.