Pazarlama zekası ve romantik yanıyla bir kadın girişimci öyküsü
Gülsemin Demir, ekonominin kadın girişimci kahramanlarından biri. Onu diğerlerinden ayıran ise hem mesleğine hem de hayata olan tutkusu. Anaokulu öğretmeni olmak isterken zorla başladığı işletme fakültesinde ek gelir elde etmek için adım attığı satış ve pazarlama sektörü onu bugünlere taşıdı.

10 yıllık satış deneyimi sonrası Türkiye'de özellikle de KOBİ'lerde "Kurumsallık ve Pazarlama" konularında büyük açığı gördüğünde İstanbul'da GEB Danışmanlık frmasını kurdu. Farklı illerdeki çok sayıda şirkete kurumsallaşması yolunda iş geliştirme hizmeti veren Demir aynı zamanda  Doğrudan satış "Network Marketing"konusunda da uzman.

Uluslararası  Jeunesse Global Şirketi'nin de Türkiye'de lider kadrosunu kurmaya çalışan Demir aynı zamanda iflah olmaz bir romantik. Hayata ve insanlara olan tutkusu onu profesyonelliği dışında da sevilen biri yapıyor. Dosyahaber için de yaşama dair yazılar kaleme alan Gülsemin Demir, başarı hikayesini Dosyahaber.com'a anlattı. İşte o söyleşi:


Özel bir danışmanlık firması olan GEB’te kurucu ortak ve aynı zamanda danışman olarak görev yapıyorsunuz . Yaptığınız işi bize biraz tanımlar mısınız? İş geliştirme denilince ne anlamalıyız? 

Ben üniversite yıllarımda satış mesleği ile tanıştım ve bu meslek sayesinde girişimci olmanın gerçekten ne kadar değerli olduğunu anladım.

Aslında anaokulu öğretmeni olmak istiyordum çocukları çok seviyordum ve annem iyi bir ilk okul öğretmeniydi. Ondan etkilendiğim için öğretmenliği çok istemiştim.

Üniversite tercihlerim arasında İŞLETME bölümü tek tercihti ve ben o bölümü kazandım. Üniversiteye açıkçası çokta isteyerek gitmedim çünkü istediğim bir bölüm olmadığını düşünüyordum seneye tekrar sınava girerim diyerek klasik bir davranış olan mecburiyet hissiyle okula başladım.

Ek gelir elde etmek için satış işine başladım hafta sonları çalıştım ve bu mesleği öğrenirken aldığım eğitimler ve edindiğim deneyimler hem okulda hem de kariyer hedefimi belirlememde çok yardımcı oldu.

Hayatta ve iş hayatında başarının ne demek olduğunu, verimli hissetmenin ne kadar harika bir duygu olduğunu, hedef koymayı, plan yapmayı, mucizelere inanmayı, mücadeleyi, kendine güvenmenin ne kadar muhteşem olduğunu ve DAYANIKLI olmayı bu dönemde satış mesleğinden öğrendim…

Eğitimlerimi ve kariyerimi gelecekte kendi şirketimi kurmak adına planladım. İş geliştirme danışmanı olmayı satış ile ilgili sektörde yaptığım binlerce kurumsal ve bireysel görüşmelerden edindiğim tecrübelere dayanarak seçtim.

Satış mesleğini 10 yıl boyunca sürdürdükten sonra girişimci olarak doğan birinin yapması gerekeni yaptım ve GEB DANIŞMANLIK şirketimi kurdum.

Fark ettim ki Türkiye'de Kurumsallık ve pazarlama konularında büyük açıklar var.

İş geliştirme danışmanı olarak bir şirketin bütünsel olarak kurumsallaşma süreçlerine stratejik olarak destek oluyorum.

Ekibim ile birlikte şirketlerin verimliliklerinin arttırılarak tüm departmanlarda standartların ve prosedürlerin oluşturulması ve uygulamalarının gerçekleştirilmesini sağlıyoruz.

Amaç şirketlerin karlılıklarının arttırılması ve potansiyellerinin doğru kullanılmasını sağlamak.

Bu süreç, ölçme ve değerlendirme yaparak, planlama ve stratejik yönetim yöntemlerimiz sayesinde şirketlerin sürdürülebilir başarıyı yakalamalarını sağlıyor.

Minimum 3 ay maksimum 2 yıl süren disiplinli çalışmalar ile standartların ve prosedürlerin belirlenmesi, yazılı ve uygulanabilir hale getirilmesi, hedefe odaklanmış yönetim ve çalışanlar oluşturma, verimliliği analiz yöntemleri ile ölçme ve değerlendirme, yüksek standartların oluşması, çalışanların bilgi ve becerilerinin arttırılması, aidiyet duygularının geliştirilmesi gibi bir çok konuyu kapsıyor.

Bu süreçlerde insan odağımız çok yüksek bu bölümde koçluk ve NLP kavramlarından yararlanarak öğrenmeyi ve gelişimi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz.

İşletmeler size hangi durumlarda ihtiyaç duyuyor?

Türkiye işletmelerinin özellikle KOBİ lerin standartlar ve prosedürler açısından yani kurumsallaşma süreçleri ile ilgili farkındalığı çok zayıf.

Genellikle bize ulaşma sebepleri çok kötü durumlar ile karşılaşmaları sonucu gerçekleşiyor.

Örneğin personel problemleri, karlılıkta büyük kayıplar, şirket içinde oluşan disiplinsizlik sonucu büyük müşterilerin kaybı ya da cirolarda yaşanan büyük kayıplar gibi durumlarda yani kriz durumlarında biz akıllarına geliyoruz. Eğitim ihtiyaçları için bile formaliteler yerine gelsin diye bize ulaşıyorlar.

Aslında önleyici ve geliştirici hizmet olarak değil de kurtarıcı sihirbazlar olarak bizi çağırıyorlar.

Genellikle onları neden danışmanlık hizmeti alınmalıdır konusunda eğiterek başlıyoruz çalışmalarımıza…

Öncelikli işimiz farkındalık oluşturmak oluyor…

Sektör ayrımı var mı? Hangi sektörler kapsama alanınıza giriyor? 

Danışmanlık hizmetleri sektörel olarak farklılaşıyor her sektörün uzmanlığı ayrı ancak temel unsur insan olduğu için eğitimler ve çalışanların performanslarının arttırılması konusunda sektör ayrımı yapmıyoruz.

Genellikle sektörel eğitimleri ön araştırma yaparak hazırlıyoruz ve onlara uygun eğitim modelleri ve stratejiler geliştiriyoruz.

GEB Danışmanlık, ülke yapısını göz önünde bulundurarak Türk şirketlerinin kültürlerine uygun çözümler üretmeyi ilke edinmiştir.

Bizim yoğun olarak çalıştığımız sektör güzellik sektörü, bir kadın olarak en iyi anladığım ve sevdiğim sektör tabi

İş Geliştirme hizmeti verdiğiniz firmalarda teorik veya uygulamalı ne tür çalışmalar gerçekleşiyorsunuz?

Öncelikle şirket içi araştırma ile başlıyoruz çalışmalarımıza… Personel ile yüz yüze görümeler yapıyoruz, yöneticiler ile toplantılar gerçekleştiriyoruz. Yeterli veriyi elde edemezsek isimsiz doldurulan anketlerle araştırmamızı objektif hale getiriyoruz.Bu çalışmaların sonucunda bir rapor yazıyoruz.

Bu çalışmayı bir doktorun muayenesine benzetiyorum ben. Teşhisi koyabilmek için tüm analizleri yaptıktan sonra yapılması gerekenler konusunda bir yol haritası oluşturuyoruz. Buna da reçete diyebiliriz.

Reçeteyi uygulama kararı aldıklarında tedavi süreci başlıyor ve bu süreç eğitimler, toplantılar ve şirket içi uygulamalar şeklinde hafta da en az 1 gün çalışma şeklinde ilerliyor. 3 ay deneme süresini hep birlikte doğru şekilde atlatırsak 1 yıllık anlaşma imzalıyoruz.

Verilen hizmet sonrası değerlendirme süreci nasıl işliyor?

İşletmelerin en büyük sorunlarından biri iletişim.Toplantılar ya yapılmıyor yada düzenli yapılmıyor ve biz öncelikle bu konuların çözümlenmesi üzerinde çok çalışıyoruz.

Çalışanlar ve yöneticiler arasında ki iletişimi ve iş akışları proseürleri düzenli ve uygulanabilir hale getiriyoruz. Stres yönetimi ve motivasyon ikinci en önemli konularımızdan ve bu konuyu eğitimler ve seanslar ile çözüme ulaştırıyoruz.

Yaptığımız tüm çalışmaları rapor halinde üst yönetime sunuyoruz.Çalışmalarımızın en etkili tarafı iş koçluğu sayesinde uygulamalara yol arkadaşlığı yapıyor olmamız. Hedefleri ve uygulamasını bire bir takip ediyoruz.

En çok sorun yaşanan bölümlerden biri eylem hareketlerinin geçmişten getirilen diğer alışkanlıklar nedeniyle yapılamıyor olması. Biz danışmanlık süreçlerinde hedeflerin eylem hareketlerini çok sıkı takip ediyoruz . Ölçme ve değerlendirme yaparak sonuçları yönetime sunuyoruz. Gelişimi analiz raporları ile sunuyoruz.

Şirketler aldıkları hizmet sonrasında nasıl yararlar sağlıyor? 

Şirketler gerçekleştirmek istedikleri değişimleri planlı bir şekilde düzenli hale getiriyorlar. Çalışanların bilgiyi beceriye dönüştürdüğü ve hedeflerinin farkında olarak uzun vadeli vizyon geliştirdikleri  bir süreç oluyor. Yapılan çalışmalar eski istenmeyen alışkanlıklardan daha kolay kurtulmalarını sağlıyor. Motivasyon artıyor. Kaliteli ve mutlu bir iş ortamı sağlanıyor.

Görev tanımlarındaki karışıklıklar ve disiplin sorunları ortadan kalkıyor. Verimli ve karlı bir süreç başlıyor. Sürdürülebilir başarı için gerekli ortam ve şartlar oluşuyor. Bunlar elde edilen faydalardan sadece bazıları. Hep söylüyorum danışmanlık hizmeti almak şirketler için kesinlikle bütçe değildir.

Bi şirket olarak kendi bütçemizi orada yaptığımız çalışmalar sonucu kendimiz çıkarıyoruz. Bu hizmetler sayesinde hiç elde edemeyecekleri ciro artışları gerçekleşiyor ve bize ayırdıkları bütçe o kadar da önemli olmuyor. Danışmanlık şirketi olarak şartlar ve uyum sağlandığında minumum yüzde 20 verimlilik artışını garanti ediyoruz.

Sonrasında kalıcı hale gelen kurumsal yapı ciroların uzun vade de daha da artmasına sebep oluyor. Bu açıdan bakıldığında her şirketin danışmanlık almasının hiçbir olağanüstü tarafı olmadığını ve maliyet olmadığını söyleyebilirim.

Siz aynı zamanda pazarlama kökenlisiniz ve Doğrudan Satış dediğimiz konularda uzun süreli bir kariyer sahibiniz. Pazarlama geçmişiniz de iş geliştirme sürecini kuşkusuz destekliyor. Biraz da o alanda yaptıklarınızı kısaca özetler misiniz?

Ben uzun yıllardır network marketing alanında çalışmalar yapıyorum .Bu iş modeli benim için çok önemli ve Türkiye ve dünya da çok önemli bir model haline geldi. Network Marketing basit ama algılaması zor bir iş fırsatıdır. Minimum riskle maksimum iş fırsatı da diyebiliriz. Girişimcilik adına muhteşem bir fırsattır. Ben şu anda bir çok network marketing şirketine eğitimler veriyorum ve ayrıca liderlere koçluk yapıyorum.

Bununla birlikte Dünyanın en iyi anti aging ürünlerini geliştirmiş olan Jeunesse Global Şirketinde lider olarak ekibimi yapılandırıyorum. Uluslarası düzeyde büyük bir vizyonum var. Önümüzdeki 5 yılllık vizyonumda Jeunesse Global Şirketi'nin müthiş büyüme hızında kendime önemli bir pay edinebilmek var.

Bir işin iyi bir iş olabilmesi için gerekli kriterlerin neler olduğunu hiç düşündünüz mü? Geçmişte yaptığınız tüm işleri düşünün ve neden son bulduklarına bir bakın!

1-Şirketiniz güçlümüydü?

2-Ürün iyimiydi?

3-Pazarlama stratejileri ve planı nasıldı?

4-Ve en önemlisi çalıştığınız yönetici ve patron nasıldı?

Bunlardan herhangi birinin sorunlu olduğu bir iş iyi bir iş olamıyor ve kesinlikle son buluyor! Bunları öğrendiğimde bıraktığım işlerim ile ilgili kendimi suçlamaya bir son verdim! Bu ülkede bütün bunları birlikte bulabileceğiniz iş sayısı çok az!

Network marketing iş fırsatı size bütün bunları verebilen sıfır risk ile yapabileceğiniz muhteşem bir iş! ‘Sürekli ve memnun müşteriler yaratmak’ temel felsefesi olan bu iş fırsatında sürekli ve memnun tüketiciler yaratmak çok kolay!

Sizden bağımsız sürekli ve memnun müşterileriniz size ömür boyu kazandırır ve onlarda kazanır! Sıradan bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız sıra dışı olmak için mükemmel bir iş fırsatıdır! Sıra dışı paralar kazanır ve bunu paylaşırsınız!
En önemlisi hiçbir iş  sizi bu kadar eğlendirmez! Hiçbir iş  sizi bu kadar taktir etmez! Hiçbir iş  size bu kadar mutluluk ve sevgi yaşatamaz! Ayrıca hiçbir işte bu kadar özgür ve güvenli hissedemezsiniz

Sosyal medya hesaplarınızdan elde edindiğim izlenime göre sadece profesyonel hayatınızda değil özel yaşamınızda da son derece enerjik ve sevilen birisiniz. Bunun sırrı nedir? 

Öncelikle sevgi ve insan odaklıyım.AN da kalmak ve pozitif olabilmek adına ne gerekiyorsa yapıyorum.Sevgi ve farkındalık konussunda bir çok makale yazıyorum bu deneyimlerimi ve farkındalıklarımı yazıya döküyorum.Çünkü biliyorum ki ‘farkındalıkla başlar herşey,sevgiyle değişir dünya’

Bu anlamda yaşam amacıma hizmet eden her şeye açığım ve değer veriyorum.Bu da beni enerjik ve pozitif yapıyor.
Bilgi ve deneyimlerimi paylaşmayı ve doğallığı seviyorum. Kalıplarla yaşayan biri değilim.

Son olarak siz hayatınızı birkaç cümle ile özetlemek isteseniz neler söylerdiniz? 

Kimine göre elmayı alan Prensesim 

Kimine göre elmayı veren Cadıyım

Kimine göre melek

Kimine göre şeytanım

Kimine göre Hürrem döneminde yaşasaydım kesin onu ters yüz edecek kadar entrikacıyım

Kimine göre dünyayı değiştirebilecek kadar bilgeyim

Kimine göre harika bir iş kadınıyım

Kimine göre pek de başarılı değilim

Kimine göre harika bir Anneyim 

Anneme göre "bu çocuktan çok çekeceksin sen ne biçim annesin"im

Sonuç olarak ben bir insanım

İster inanın ister inanmayın…

***
Hakan GÖKSEL
hakangoksel@dosyahaber.com

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Meltem Özdemir 3 yıl önce

Oldukça etkileyici. Tebrikler Gulsemin Demir.